Hekimlerin hastayı reddetme veya devam eden tedaviyi sonlandırma hakkı; mesleki bağımsızlık, tıbbi uygulama güvenliği ve etik ilkelere uygunluk çerçevesinde tanımlanmış hukuki bir haktır.
Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 18. maddesi uyarınca; tabip ve diş tabibi, acil yardım gerektiren durumlar ile resmî veya insani görevlerin ifası hâlleri dışında, mesleki veya şahsi nedenlerle hastaya bakmayı reddedebilir. Söz konusu düzenleme, hekimlerin acil durumlar ve yaşamı tehdit eden hâller dışında, mesleki takdir yetkilerini kullanarak hasta kabul etmeme hakkını tanımaktadır.
Hekimlik Meslek Etiği Kuralları’nın 25. maddesi ise hasta reddi ve tedavinin sonlandırılmasına ilişkin usul ve yükümlülükleri ayrıntılı şekilde düzenlemektedir. Buna göre; diş hekimi, tıbbi bilgi ve becerisini gerektiği şekilde uygulayamayacağı kanaatine vardığı durumlarda ve hastanın başvurabileceği başka bir diş hekiminin bulunması hâlinde, hastanın bakım ve tedavisini üstlenmeyebilir ya da başlatılmış olan tedaviyi sonlandırabilir.
Ancak hasta reddi ve tedavinin sonlandırılması hakkı sınırları, mevzuat ve meslek etiği kurallarıyla çizilerek düzenlenmiştir. Bu hakkın kullanımı, belirli etik ve mesleki sorumlulukların yerine getirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Bu kapsamda bir diş hekimi;